Showing posts with label aytmatov. Show all posts
Showing posts with label aytmatov. Show all posts

Monday, December 07, 2009

TOPRAK ANA

Büyümeyi başaramayan küçük bir kız saklı içimde; kırılgan, buruk. Çocukuluğu yarım kalmış her yetişkinin içinde aynı minik yürek gizlidir. Ve her fırsatta yetişkin kimliğimiz içimizdeki çocuğa yenik düşer.
Cengiz Aytmatov'un romanını okurken, çocukluğuma teslim oldum. Anneannemin özlemini hiç bastırmadım. Kitap satırlarının bana çağrıştırdığı tüm anılara açtım kapımı. Tolunay'ın gezdiği buğday tarlalarında anneannemi gördüm. Köyde geçirdiğim günlerdeki toprak kokusunu çektim içime yeniden. Aliman ilkbaharda tarlalardan lale toplarken, benim ellerim mor menekşelere uzandı. Onlar fırından yeni çıkan ilk buğday ekmeğini koklarken ben anneannemin sıcak ekmeğin arasına koyduğu tereyağ kokusunu çektim içime. Aliman Tolganay'ın saçını örerken ben anneannemin hasta yatağındaki saçını ördüm. Gözümden akan yaşa hiç dur demedim.
Anneannem ve Tolganay, ikisi birbirne karıştı. Anneannemde Tolganay'ı, Tolganay'da anneannemi buldum ben. Ne çok benziyordu ikisi. Kolhozdaki çalışmaları,toprakla dostlukları ve ayrılık acıları ortaktı.
Toprak Ana'yı okuduktan sonra dünyanın daha yaşanılır bir yer olacağına dair olan inancım yenilendi. İki kahrmanım daha oldu. Biri Cengiz Aytmatov diğeri Tolganay.
İyiliğe olan inancımızı arttırmak için bu kitabı okumalıyız. Bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor kitap okuyucusuna. Günümüzdeki bencillikten uzaklara götürüp, insani tarafımızı besliyor.

'' İyilik, yola düşen, yoldan toplanan bir şey değildir. Tesadüfen ele geçen bir şey değildir. İnsan iyiliği ancak başka bir insandan öğrenir.'' s. 71