Showing posts with label dost. Show all posts
Showing posts with label dost. Show all posts

Saturday, March 13, 2010

AH MİNEL AŞK


''Ah minel aşk’ dedim tuttum dilimi,
Her derdim sinemde şimdi hâr oldu.
Evvelden bilmezdim böyle türküler,

Âhım, âh-u zârım nazlı yâr oldu.''





Güldür Gül-Özhan Eren


“Biz cümle dertlerin devası, çaresizlerin çaresiyiz. Savaşta Hz.Ali"nin Zülfikâr"ıyız. Biz Hz Ahmedin tevhid müjdesini vermedeyiz. Hz.İsâ gibi çocukken beşikte konuşmaya başlamışız ”
“Biz bu dünyada güneş gibiyiz. Herkese can vermeye, tüm insanlık âlemine yararlı, faydalı olmaya gelmişiz.
Kalpleri kırılmış, gamlara düşmüş kişilere dost olmaya, onların gamlarını, kederlerini paylaşmaya gelmişiz.
Hor görülenleri, toprağa düşenleri, ayaklar altında ezilenleri, gül bahçesine getirelim, onlara neşeler bahşedelim diye bu dünyaya gelmişiz.
Biz altın gibi birkaç kimsenin öz malı değiliz. Biz ummanlar gibiyiz madenler gibiyiz; biz bu âlemde herkesin malıyız”

Biz şu alemin bedenine, canın ne olduğunu gösterelim, gaflet içinde kalan, Allah'ın sanatını, yaratma gücünü, kudret ve kuvvetini göstermeyen gözleri aydınlatalım diye bu dünyaya gelmişiz.

Biz yeryüzü gibi yağma yurdu değiliz, gökyüzü gibiyiz, eminiz, hoşuz. Biz söze sayıya sığmayız, biz tüm bu anlatılanlardan da üstünüz''1


Hayat Nur Artıran'nın Hz. Mevlana'yı anlamak adlı yazısından alıntıdır.
1. Can Şefik Divân-ı Kebir clt.2.no 842


Ey Dost,

Sevinç kaplamalı yüreğini aklına düştüğümde. Biz asıl şimdi bir olduk. Zahirdeki gibi değildir hiçbirşey. Bir düşün ölümdeki ayrılık acısını. Zahirde kara toprak altına girmektir ölüm. Hakikatte ise vulsattır, düğündür bayramdır.

Hiç olmadığım kadar seninleyim ben, zahir biz gibilerin takılacağı bir perde olmamalıdır. Sevdamız aynı sevdadır, dilimizdeki türkü aynı türküdür, sonunda kavuşacağımız YAR aynı YAR'DIR.

Unutma; ''Kişi sevdiği ile beraberdir''. Seviyorsak birbirimizi, neyin özlemi ve hüznüdür sendeki?



Wednesday, February 17, 2010

CAN KARDEŞİM


İki hecede gizlidir bazen kardeşlik. İki hece yan yana gelir ve bir can kardeşi zuhur eder gönülde. Suretten önce candır saplanan yüreğe. Bir meftunluk, bir hasrettir arkası. Duyumsadığını aramaya başlamaktır. Kimdir yüreğimizi yüreğine dolayan? Bir serüvendir başlayan. Tek rehber gönüldür. Bir o bilir akacağı yeri, çağlar deli gibi. Çağlamak gönlün gayretidir. Gayret, vuslata doğru yol aldırır.
Sımsıkı bir kucaklaşmadır kimi zaman vuslat. Kalbinin eksik bir parçasını yerine koymaktır kollarını boynuna dolamak. Kokusunu içine çekmektir hem buraların hem ötelerin. Sonrası ise hep yüreğinde taşımaya mahkum olmaktır onu. Ona bakıp güzelleşmektir. Ona bakıp O'nu daha çok sevmektir, coşmaktır. O'na doğru yol almayı istemektir.

İki hece aldım ben ötelerden ;DE - NİZ. İçime hasret düşüren bir başka iki hecelik isimden armağan olan.
Ah kimsin sen? Nereden dokundun ikimizin yüreğine birden? İki hecelik isimlerimiz mi üçümüzü birleştiren? Ben ötelerdeki seni anlatayım, o buradaki seni anlatsın bana. Cem edelim sonra
ikisini. NUR'un yolundan bir bir basamak atlatsın bize. El ele olalım, İNSAN olmanın hakkını verelim. Şad edelim, şad olalım. Sonunda ne ötesi, ne berisi kalsın. Aynı yerde kucaklayalım birbirimizi...

Armağanından armağan geldi bana; Al bunlar ondan sana.

Esintin evimin her yanını kapladı. Ondandır artık eve dönüşlerimin sana dönüşüm olması. Zahirde solan karanfillerin batınımıza binlerce tohum eksin. Esintin mest etsin hep içimizi. İçimizden dışımıza sızsın kokun. Mest olalım, mest edelim.

''Çalış gamgilleri şad etmeye , şad olmak istersen
Sevindir kalb-i nası gamdan azad olmak istersen.''