Sunday, October 29, 2006

buz ustunde yuruyebilmek...

Gol ustundeki incecik buz tabakalri gibidir bazi kalpler.Sert basarsaniz uzerine catirdayiverir hemen, tuz buz olur.Goldeki puruzssuz goruntu de gider, siz de suyun soguk, dondurucu yuzuyle hem dem olursunuz.Mahrum kalirsiniz gol ustunde narin adimlar atip ruhunuzu dinlendirebilmekten.Ve bundan sonra ne siz gol ustunde yol alabilirsiniz ne de buz tabakasi eski halini alabilir.
Narin adimlara ayak uydurabileceklerdenim ben.Hic ayak uyudramadim ki digerlerine ben...
Etraf rap rap sesleriyle doluyken buz ustunde parmak uclarina basanlar sessizliklerinden mi kayboldu gitti adimlar arasinda?...
Ve ben galiba ne farkli adimlar atmayi ogrenebilicem ne de adimlarima ayak uydurabilecek adim atanlarla karsilascam...
Birileri zamninda ne guzel soylemis ''Su ustunde sekil cizmek istiyorsan, sogugun siddetine dayanmalisin.Zira ki su donmadan, buz olmadan onda sekil cizemessizn''.
Ahmet'le dedigimiz gibi kalbimiz buz tutmali once galiba.Ve gercek sekil ciziciler karisina cikincaya kadar sogugun siddetine dayanabilmelidir.

Saturday, October 28, 2006

piano ve ben


Tuslarda dans eden parmaklar olmayınca, degerlı bır agactan yola cıkarak muzık enstrumanı olabılme serefıne nail olmus bır pianonun hıcbir degeri yoktur.Piano ne kadar degerli olursa olsun tuslarda hakimiyet kuaracak parmaklar hünersiz ise piano da o hünersizlikten nasibini alacaktır.
Bazen kendimi pianoya benzetirim bu anlamda.Tıkandıgım ses vermek istemedigim durumlarda, birileri tuslarıma bassa ve seslendirilmesi gerken beste sese gelse derim.
Hayatımızı paylastıgımız, hayatımıza ortak ettigimiz insanların huneri onemlidir.Hunersiz parmakalr varsa etrafınızda istediginiz kadar guzel beste calabilme kabiliyetine sahip olun, gerceginiz etrafınızdaki parmakların kabiliyetidir.
Hic basaramadıklarımdanndır elemeler yapmak, olması gereken ve olmaması gerkenlerle ilgili hayatımda.Hayatımdan cıkardıklarım pek yoktur, hayatımdan cıkanlar vardır.Ama biliyorum ki elesem elenmesi gerekenleri en guzel bestelerimi seslendiricem.
Temizlik imandandır demıstı pass haklı, eleyebilsem hunersiz tum elleri etrafımdan.Beni bana yaklastıracak olanlar sadece kalsa dolaylarımda.Kabiliyetime engel olamasa keske.Ortak seslendirmemiz gereken bestelerde hep hunerli eller ortagım olsa.
Ruhu sıyırmak gerek onu incitip asli vazifesini yapmasına engel olan herseyden...

Friday, October 27, 2006

Bir umuttur yasatan insani


''Bir umuttur yasatan insani, aldim elime sazimi'', mezuniyet torenimde bulutsuzluk ozlemi bu sarkiyla katilmisti coskumuza.Son gunelrde surekli dinledigim sarkilardan biri gene bu.Eskilere ozlem, nami diger nostalji esintileri dolaniyor ruhumda.Iyi de oluyor sevgi doluyor icim, seviyorum etrafimdakileri, uzagimdakileri, varligindan haberdar oldukalrimi...
Odullendiriyorum kendimi, bir pelus ayiya tav oluyorum.Tek degilim artik, hic sesi cikmayacak bir ruya arkadasi edindim kendime :) .
Zeynep'le albumumuz oldu.Ne pozlar veririz simdi, album sayfalarini guzellestirmek icin.Benim ayim Zeynep' in et bebeginden daha tatli hem...
Icimdeki cocuk, buyumemekte inad et sen, buyume ki kucuk mutluklardan mahrum olmayayim ben.Sinirsiz hayaller kurabileyim gene, varsin digerleri sasirsin hayallerimin ucta olusuna.Biz, deli denilmesini seref sayanlardaniz bize.Zaten cilgin olmakla sereflenmemisler, haikati kavramis kabul edilemzler.
Ayrintilarda gizlidrir hayat, onemli notlar arasina sikistirdigim 'seni seviyorum' ayrintisi ne cok ise yararmis meger bugun anladim.Inceliklerdir guzellestiren hayati.
VE vardir her yasananin bir hikmeti, lutfun da hos kahrin da hos diyebilecek kadar hasbi olabilmekte is.B u cumleyi bir an once kalben soyleyebilenlerden olmak umidiyle...

Wednesday, October 25, 2006

ZAMANla dertlesme

Zaman, durduramadiklarimdan...Ve o akip gittikce bendeki degisenlere de dur diyemiyorum.Aktikca beraberinde alip goturduklerini affedebilir kilan ise biraktigi derin ogretiler.Zaman sadece bedenim uzerimde degisiklik yapma gucune sahip degildir.Ruhumu kemale yaklastiran, onda rotuslar yapan da zamandir.
Bir sure once yaptiklarima simdi gulmemi saglayan da gene odur.Belki yarin da bugunku halime bakip sasiracagim.Zaman nelere kadirsin sen.Hangimiz var edildi once acaba?Aramizdaki bag olmazssa olmazlardan midir?Ben olmasam senin degerin ne olur?Ya da sen olmasan ben zamanla sinirli olmaz miyim?
Peki ya sen oldugun halde seni asanlar, onlar nasil zamanla sinirli degil?Seni asabilsem keske ben de.Var olmandan sikayetci degilim hic ama icime seni asma potansiyeli derc edilmisse kullanabilmeliyim.
Zaman ne cok seyin olcususun sen.Ne cok sey zamanla olculur, degerlendirilir.Iliskilerin saglamligi seninle olculur.Gercekler bazen surec ister ve senin gecmenle hakikat cikar ortaya.Hakli ve haksizi gene seninle ayirt ederiz bazen.Ve bize verilen zamani tamamladigimizda kazanan ve kaybeden olup olmadigimizi anlariz.
Sen telafisi olmayanlardansin, dilerim dolu dolu gecirebilirim her saniyemi.Saniyeler gecerken farkindayim omur de gecmekte.Guzelliklerin cok olumsuzluklarin az oldugu saniyeler gecirmek dilegi ile...
NOT:Sevginin tartisi ozlemmis.Aslinda zaman her ikisinin tartisi birdendir bence.Zaman gectikce siliniyor mu gozunuzden irak olanlar kalbinizden, ya da zamana meydan okuyup ayni tazelikte tutabiliyor musunuz kalbinize aldiklarinizi?
SORU:Ve neden zaman bazen cok cabuk gecerken bazen hic gecmez?Beklerken birini saniyeler niye saatlere donusur ki?

karmasık

Iradenın hakkını vermek, secme hakkını dogru yerlerde kullanabilmek, farklı olmanın hakkını verebilmek...Meleklerle olan farklıligı ortaya koymak.Ve asmak onları, gorunmez kanatlar takmak belki de...
Binlerce duygu kısacık zaman dilimlerinde misafir oluyor kalbime.Bir an sonu geldi herseyin diye dusunurken bir an gokler otesine ulasacak potansiyel oldugunu kesfederim icimde.Bir anda goklere merdiven dayarken baska bir an efsel-i safilin e yakınlıgım urpertir icimi.
İnisler ve cıkıslar, hayatın tek gercegi belki de...Her inis sonrası merdivenin basamaklarına yol almak yeniden, bu sefer sonuna kadar cıkma beklentısıyle...
Mutluluktan umidi kesmisken, bir an mutluluk endeksli yasam hayali hakim oluyor icimde ve aynı hayal bır anda mutlugumu bagımlıgı kıldıgım tarafından tuz buz edilebiliyor.Ve alınması gereken mesaj iletiliyor,''Sana ancak ben yeterim.Yalnız bana sıgın ve yalnız benden dile''.Mahcup yuzumu O'na ceviriyorum gene.Hersey Senin elinde, sınırlı olan ben hep yanılmakta direnirken, Sen merhamet elini uzaklastırmadin hic uzerimden.Kalbimdeki yerini genislet.İnislerimde tekrar cıkabilme gucunu bulmama yardım et.Ve hep istikamet uzerinde durdur beni...

* * *
''Bana sevgini, seni sevenin sevgisini.Sevgine beni yaklastiracak seyin sevgisini nasip et.Ve senin sevgini sıcak gunde soguk sudan benim icin daha sevimli kıl''.

Monday, October 23, 2006

GENE VEDA....

Sonabaharda agacları kıskanan ben, sımdı kısın gelısını dusundukce, karın beyazını kıskanmaya aday buldum kendimi.
Doga kıs uykusuna teslım edecek kendini bir sure.Bembeyaz bır ortuye burunecek yeryuzu.Ve o beyaz ortunun altındakı kırlı ne varsa yok olup gıdecek.Mola hakkını kullanırıken bortu bocek, kar beyazlıgıyla ogutecek altındakı sıyah ve koyu renkte ne varsa...
Bembeyaz karlar benım de uzerıme yagsa, kıs uykusuna yatsam ben de.Ben uyurken kar gorevını yapsa ruhum arınsa onu yoran her izden.
Ve bahar gelse, ben yeniden hayat bulsam.Her nefes alısımda O'nun hosnutlugu olsa.Bu sefer hatalarım az ıyılıklerım cok olsa.Bır yol arkadasım olsa, rıza hedeflı yolculugumda...

Friday, October 20, 2006

Toprak ve ben

Yaratilis gayeme uygun bir hayat surdurebilmek, yasamdaki tutundugum en guclu dal olmalidir.Medet beklemek O'ndan olmalidir sadece, beserden medet beklemek bir anda gokler otesine cikarsa da beni, dususum toprak altina cakilmama neden olabilir.
Cakilmak yere, hatta belki yerin dibine batmak, inisin sancisi tum bedenimi kaplasa da, saskinligi atip uzerimden dogrulabilmeliyim yeniden, dimdik olmali basim.Ayaga kalkmali yeniden ve sahlanmali, varlik nedenimin hakkini verebilmeliyim.
Degerim var olmamin hakkini verebildigim olcude vardir benim.Kotulukten ali koyup iyiligi emretmek...Bunca kotuluk varken etrafimda mola hakki talep etmek bencillik olacaktir elbet.
Lutfun da hos kahrin da hos.Zaman ve mekanla sinirli olan ben, zahire takilip kalsam da icte biliyorum ki herseyi hikmetle yapansin.Sen hedefli ciktigim yol yanilttiysa da beni, ne gonul koymak hakkim, ne pes etmek ne de duraklamak...
Sanciyor kalbim ve beynim ama herseye ragmen var olmami istedigin muddetce, var edisine uygun hayallerle ayakta durabilmek olmali cabam.Kalbimdeki yerini genislet, Sen'i sevmeme izin ver, baska sevgilere meyl etmekten uzak tut beni.Yakinligini ver bana, goren gozum, isiten kulagim ol...
Ve bir gun topraktan var edilen ben, toprak altindaki surecimi tamamladigimda yuzu ak, gonlu ferah uyananlardan olayim.Biliyorum Sen'den geldik ve donus yine Sana'dir.Donusunu bayram bilenlerden eyle beni...

Tuesday, October 10, 2006

belirsiz, sebepsiz ve karmasik

Yeni ve eskiyi sindirmek gerek, acilan omur sayfasi bir tane ise sadece.Iyi de kotu de tek blogta barinmalidir.Hersey karmasik, belirsiz...Sinirli olmak perdenin otesini gorememek, anlamami zorlastiran ama herseye ragmen tevekkul, tevekkul...

Friday, October 06, 2006

Hala bir muamma


"Eger bu dunyada sen varsan,
Yalniz gokyuzunde kuslar ucacak,
Eger sen bu dunyada varsan,
Karanlik denizde bir tekne olacak,
Eger sen bu dunayda varsan,
Soguk gunlerde alevler olacak...''

* * *

Sen varsan bu dunyada,
Kirginliklarim bir bir sarilacak,
Yorgunluklar dinginlige teslim edecek kendini,
Umut tahtini kuracak bir kez daha icimde,
Yillarin ozlemi son bulacak belki bir bebek gulusuyle,
Uykular ruyalara teslim edecek kendini,
Ve yalnizlik, sadece bir ani olacak gecmisten...

...
Olman ve de yanilmamak dilegi ile...

Ne olcak simdi ya... ?


Dunyayi kurtarma kahramanligina soyunmak, deli cesareti gerektiren gayelerden.Normal sinirlarin disina cikmayi zaruri hale getiren davalardandir bu.Gereken enerji kaynagi oncelikle O, sonra da dostlariniz ya da cilgin olmayi en az sizin kadar seven birilerinin varligini bilmektir.Birilerinin daha hedefinde dunyayi daha yasanilir hale getirmek oldugunu bilmek gayedeki yalnizlik hissinden kurtarir sizi.Ve elinizde olmadan o ortak nokta sizin kalbinizde sicakligin olusmasina yardim eder gaye arkadasiniza karsi.
Yasamdaki gayem nedir, yanilma payi olmamali bu sorunun cevabinda cunku diger butun kararlar o cevap etrafinda orgulenecektir.Varlik gayem guzellikler katmaksa birilerinin hayatina, bu gayede birlesebilecegim biri hayat ortagim olmalidir.Zaman ve mekanla sinirli olmak, kainat kadar karmasik bir yapiya sahip olmak gelecegi kestirebilmeme engel.Acziyetim bir kez daha tum ihtisamiyla karsimda...
Yaniltan ve de yanilan olmamak, pismanlik duyulacak kararlardan uzak durmak.Verilen kararda sebat etmek, neticesi ne olursa olsun...
Dilerim (O'ndan diliyorum) bir ortak katacaksam hayatima, gaye ve gonul ortagim olur o ayni zamanda.Baskalari icin yasayabilmek, adayabilmek kendini guzellestirebilmek icin hayati.Hayati daha yasanilir hale getirmek ve siginak haline getirmek altinda yasanan catiyi.Benzin istasyonu gibi enerji almak, dis dunaynin tum olumsuz etkilerinden arinmak orada .Ve tum yorgunluk ve kirginligi bir omuz ustune koyarak basini atabilmek uzaklara...

Sunday, October 01, 2006

KİBRİTÇİ KIZ


Kibritci kiz, Anderson'nun en sevdigim masallarindan.Huzun ve de bir umudun masali o ayni zamanda.
Kucuk bir kizin masali bu, annesiyle tek basina yasayan ve bir tas sicak corba pisirebilmek icin kibrit satmak zorunda olan bir kizin masali.Adi hic gecmiyor masalda bu kizin.Kisin soguk gunlerinde disarida terlik ve yamali ince elbiseleriyle, kisik sesini duyurmaya calisan minik bir kiz,mutluluk kaynagı da satılan kibrit kutuları.
Bir gun hic kibrit satamaz bu kız, ustelik o gun terliklerini de kaptırmıstır hasin bir erkek cocuğuna.Dondurucu bir hava sarmıstır vucudunun her zerresini.Soğuk hakimiyetini kucuk beden uzerinde kurmaya baslayınca bir kibrit yakar kucuk kız, guzel bir hayali alevlendirir kibrit kızın gozlerinde.Sıcacık br odada somine basında oturmaktadır,arkasında yunlu bir hırka ve ayağında kurk terlikler vardır.İci ısınmıstı tam terlemeye basladığı an kibrit sonuverdi ve o talı hayal kayboldu aniden.Kızın parmaklar gene buz tuttu.Yeni bir kirit yaktı, kibritin alevi bu sefer genis bir oda ve kocaman masa uzerine dizilmis çesit çesit yiyecekler serdi kızın gozleri onune, tam yiyeceklere uzanmıstı ki sona gelen kibrit kızın parmağını yaktı.Aniden yere attı kız kibrit copunu ve o hayal de aniden yok oldu.
Ucuncu kibritin sunduğu hayaller daha zengindi, bir yaz gecesi sunmustu o kıza, her yer sıcaktı, kus sesleri ve kurbağa sesleri birbirine karısıyordu.Gokyuzu yıldızlarla suslenmisti, kız gozlerini ayıramıyordu onlardan.Ve bir yıldız kaydı gokyuzunden genis bir yay çizerek.Kız biliyordu biri daha olmustu, ninesi anlatmıstı anlamını kayan yıldızların.
Bir kibrit daha yaktı, soğuktan beyni uyusmustu, vucudu hissizleşmişti, sokakta olduğunu algılayamıyordu artık, gorduğu sadece ninesi isittiği de sadece onun sesiydi.Bir melek gibi geldi ninesi yanına torununu kucakladı ve onu gokler otesine goturdu.
Ertesi gun yoldan gecenler zavallı kız ısınmak için tum kibrt kutularını bitirmis dediler, herkes o alevlerin ona ne hayaller yasattığndan habersizdi...
Yasadıklarımzın iç yuzunu en iyi biz biliriz, bir baskasinin bizim yasadıklarımıza mana verememesi hatta hislerimiz karsısında bize acıması,hadisenin ozunden hicbirsey goturmez.Yasayan bilir yasadıgını.
Yanmalarım acıyan bakıslara maruz bıraktıysa da beni, onların arındırdığını ve bana ne kazandırdığını ben bildim sadece, sadece ben ve O bildik bunu...

korkuyorum,yaniltmaktan ve yanilmaktan


Belirsizlik, nereye baksam netlestiremiyorum olabilecekleri.Gecmisin acilari, gelecegin endiseleri su ani gormeme engel belki de.
Zaman ve mekanla sinirli olmak, otesini gorememek imtihan sirrinin bir parcasi.Iradenin hakkini verip insan olmanin geregini yapmak, secim yapmak.Yapilan tercihin neticelerine yilmadan, isyan etmeden, kendini de affederek yola devam edebilmek, ya da etmeye calismak...
Yaniltan ve de yanilanlardan olmayayim, nefsimden once rizan endeksli karari versin yuregim.Sadece San'a yol almak gaye olsun kararima isik tutan.Ve aydinlat icimi, icimizi...
Huzur kaynagi olsun ortakligim, daha saglam basabilmek icin siginagim ve kotulugu savmak icin gereken enerjiyi depolayabildigim yer olsun kuracagim birliktelik.
SEN zaman ve mekandan munezzehsin, iradelerimizin hakkini verebilmek icin yardim et, kaldiramayacagimiz ve pismanlik duyacagimiz kararlar almamiza engel ol.
... Ve de hosnut olacagin her birliktelikteki kullarinin kalplerini kopmaz baglarla bagla birbirine...

Wednesday, September 27, 2006

UMAY NUR



Dunyamiza geldigini duydugum andan beri dilime, yuregine dolandin.O'ndan sana guc vermesini diliyorum o gunden beri, direnmeni ve simsiki tutunmani hayata.Bir bilsen seni ne cok kisi heyecanla beklemekte, eve gelisini, eve nese katisini.Haydi bir geliver de gorsun o evdekiler erkek egemenliginin sonunu :), bir kiz sesi cinlatsin o koca binanin duvarlarini.

Az once baban resmini gonderdi,sana bakinca oyle ferahladi ki icim.Direncin isigini gordum sende.Once O'na sonra sana guveniyorum.Nefes almak sandigin kadar zor bir sey degil inan bana, sadece biraz daha gayret hadi.Basar ve o koca binada kiz sesleri cinlasin yillardir cinlayan erkek seslerine inat.

Umay Nur, adin kadar bir guzel yasam vardir umarim onunde.Zoru gorerek baslamak daha guclu kilacaktir seni.Kolay olani herkes yapar zaten.Bak ben de zoru basaranlardanim, kuvezde baslayan hayat macerami onin disina tasiyabilenlerdenim.Erken acmak dunyaya gozlerimizi sabirsizlik katar birazcik belki bize sadece :) .Hemen belli ederiz kendimizi (yedi aylik olusumuzu yani ).Sana soz basar su isi ozel bir grup kurucaz seninle, hayata gozunu erken acanlar grubu.

Yilin en guzel gunlerini yasiyoruz biz simdi, dileklerin kabul edildigi gunleri ve dillerimizde seninle ilgili dilekler cogunlukta.Aramiza katilmani sabirsizlikla bekliyoruz, guzel ginler yasayabilmek icin, O'nu bilebilmek ve bildirmek icin baskalarina, sevgiyi paylasmak icin gel haydi...

Ve biliyormusun su minicik halinle bile yuzunde oyle derin anlamlar barindiriyorsun ki...Ya galiba en cok sevdiklerim arasinda yer alacaksin sen...

Saturday, September 23, 2006

YUK

Sonbahar geliyor gene ve benim icimdekki kiskanclik duygusu kendini gosteriyor.Agaclari kiskaniyorum, onlarin tum yuklerini yere emanet etmelerini ve sonrasinda gelecek olan karla is birligi yaparak o yuklerin izlerini tamamen silmelerini kiskaniyorum.
Insan olmanin agirligi burada belki, gecmisin tasalarini ve gelecegin kaygilarini ayni anda yasamak. Tasinmasi agir bir yuktur bu, onun agirligi anin bize yukeldigi yuku tasima gucunu alir elimizden.Gecmis ve gelecek denizinde bogulurken icinde bulundugumuz denizde yuzebilme yetisini kaybederiz.
Kolumuz kanadimiz bir anda kirilir, kalabaliklar icinde yalnizligin en kavurucusunu yasariz, takatimiz kesilir ve anilar cokertiverir omuzlarimizi, yuzumuzun isigi gider hic geri gelmeyecek gibi.
Agaclarin gelecek bir bahari vardir, yuklenecek yepyeni yukleri, zorlanmaz ama onlar yuklerini tasirken cunku sadece o anda onlara yukleneni tasir dallari.Onceki baharda yuklendikleri yukleri emanet etmislerdir yere ve gucleri o anda verileni tasimaya yetmekte.
Belki benim de baharim gelecek bir gun, ve ben basarabilirsem irademin hakkini vermeyi, yuklendigim en agir yuku bile tasirken nese dolar icim.Yuzumdeki isik kalici olur, bir anda teslim etmez kendini karanliklara.
Irademi kullanmak beni diger canlilardan ayiran ozellik.Secebilme yetisiyle donatilmisim var edilirken.Miadimi doldurma anima kadar surecek bir seruven, dogru ve yanlis arasinda zig zag dokumam.Umuyorum (O'ndan) finaldeki son hamlem dogru olani yapmak olur.

Friday, September 22, 2006

Düzeltelim...


Patlamalarımız hep küçük parçaların biraraya gelip, küçük olma sıfatını kaybetesiyle olur.Küçük olnl baş etmek kolyadır ama bir sürü küçüğün el ele verip kenetlenmesi onlarla baş etmeyi zorlaştırır.
Patlamalar patlama anı aıcıtır insanı ama patlayanda rahatlamaya neden olur.Gelen rahatlık nelerin gitmesine yol açar bunu zaman gösterir.
İçe su serpecek belki de tek nokta şudur bu anlarda.Karşı tarafın bizi önemsemesi, aldırmadığınız hiçkimse birikime neden olmaz sizde.
Bazen de patlamalar şaşırtır siZi, benden önce söyledi bazi noktaları dersiniz...
oKUNMASI GEREKENLERİ OKUMAMAK, patlamanın zeminini oluşturan.Kardeşliğe dair anlamlı kaynaklar var oysa elimizde.Onları okuyup konuşalım patlamada rol oynayan faillerle...
Gene de seni seviyorum,g... z....

Thursday, September 21, 2006

BELKİ DE CEVAP BUYDU

"GELECEĞİN BELiRSİZLİĞİ, YÜREKLERİNİ GEÇMİŞE BAĞLAMIŞTI"
Yüzyıllık Yalnızlık'tan

Tuesday, September 19, 2006

Senden oncesi gibi hersey yeniden




Ve umuda yelken acti yuregim yeniden,
Hersey senden onceki haline donuyor,
Cicekleri seviyorum yeniden,
Cocuklari gormek tebessum olusturuyor yuzumde yeniden,
Dunyayi kurtaracak gucu buluyorum icimde,
Kitaplari, gazeteleri, belgeselleri ben istedigim icin seviyorum,
Farkli dillerin kullanilmasi nesem oluyor,
Muzik dinliyorum,yazi yaziyorum,
Ve her sabah heyecanla kosuyorum okula,
Yapacak oyle cok sey var ki...

O'nunla barisiyorum,varligini hissediyorum yeniden,
Bir degerim oldugunu fark ediyorum,
Ben ben olabiliyorum,
Kendimi korumayi biliyorum artik,
Haksiz yere yuklenilen tum yuklerimden kurtuluyorum,
Geriye donup baktigimda kendi adima oyle rahat ki icim,
Onurlu olmak hem de onurundan emin olanin onursuzlugu karsisinda...

Ve guzel bir bestenin notalarindan biri olmak,
Sarmalamak tum dunyayi,tum kulaklara ulasmak,
Dunyayi daha yasanilir hale getirmek gayem,
Sen oyle uzaksin ki simdi, hic var oldun mu?
Bu sorunun cevabini bulmakta bile zorlaniyorum.

Monday, September 18, 2006

NOTA OLABİLMEK

Bulundgum cağda yapılan en guzel bestenin notalarından biri olmak itiyorum.Buyuk olanı olusturan kucuk parcalardan bırı olmak ve o buyukluk nıspetınde bır değer tasımak.
İnsan buyuk duslere soyunmalı, boyunu asan ıslere, cılgın demelı ona bakanlar ama o aldırmamalı soylenenlere.Buyuk ıslerı yapanlara basarı oncesı delı denmemis mi hep?Bu sıfaı hakkıyla tasıyan ne cok isim var otelerden bize kadar gelen.
Muhtesem bir bestede bir tek notadan çatlak ses cıksa akıllarda kalan o çatlak ses olur ancak.Kucuktur nota ama buyuk olanın icnde olmak, buyuk değer yuklemistir ona.Beste ve nota birbirinin olmazsa olmazı,biri diğerine,diğeri de otekine mahkum.
El ele vermek ve sevgi tohumlari asilamak gonullere nagmelerle.Tek basimiza basaramayacagimiz kadar yuce misyonlar yuklenmeli, bestenin hakkini vermeli.
Muhtesem bir bestedeki kucuk nota olmak, hiç çatlak ses çıkarmayan, besteye sadık bir nota.Sarsın bestenin buyusu dort bır yanı ve dinleyen her gonul katılsın bestenin çagrısına...

Sunday, September 17, 2006

OKUL VAKTI YENIDEN

Cengelli igenme siki sarilma zamani yarin.Hayata simsiki tutunup, kucuk ve buyuk olan seylerin ayirdina bir kez daha varma vakti.Bosa harcanan binlerce dakikanin telafisini yapma vakti.Piril piril bakan gozlerle umut ekme vakti, kirgin yureklere dokunma vakti, ac beyinleri doyurma vakti, sevgi ve hosgoru tohumlarini ekme vakti, guzeli soyleme vakti, emanete sahip cikma vakti...
Kalbim her eylul heyecanla carpar, okula ilk adimimi attigim o eylulden beri,tum eylullerim taclandi ilk gun heyecaniyla.Onceleri arkadaslarimi gormenin heyecanini ya da alinan yeni ayakkabiyi ilk kez giyme, yeni cantayi ilk kez takma heyecanini yasardim.Seneler bambaska heyecanlar getirdi bana eylullerde...
Ogrencilerim, mutluluk nedenlerimin en buyugu.Onlarin arasindayken gercek bene en yakin anlarimi yasiyorum, bir degerim oluyor benim de, icim huzur doluyor.Yapilacak ne cok isim varmis diyorum, ne cok sorumluluk yuklenmis yuregime meger.Ve sukranla doluyor icim, en buyuk dilegimdi bu meslegi yapabilmek, O cevap verdi duama.Simdi hakkini verme zamani ogretmen olmanin.
Yardim et bana tum yil boyunca her ogrencimin kalbine dokunabileyim, dogru olan ne varsa asilayabileyim onlara, en azindan izin ver tohum atabileyim gonullerine.Ve vakti gelince sen cicek tarlalari gibi yesert onlrin gonullerindeki tohumlari.Ogrencilerim bulunduklari ortamlari cicek kokulariyla sarsin, guzeli gorsun hep onalra bakanlar.Ve hatiralnirsam birgun, hic degilse bir tebessum olussun onlarin gul yuzlerinde...

Not;Ogrencilerimi cooookk ozledim, onlari seviyorum.

Saturday, September 16, 2006

YETEEEEEEEEEEEEEEEEEEEER!




Avazım cıktıgı kadar bagırmak istyorum, cıgıklarım herkesin yuregine ates dusursun.Sadece gunesin dogusuna misafirlik eden yerlerde bulunan yurekler tasımasın bu atesi.
Ben tüm kişisel haklarımdan feragat ediyorum.Hatta benligimden bile.Lal kesilmek istiyorum, halim lisanım olsun ve dil kavgası yapmasın kimse.
İradelerimizin katkısı olmayan hicbir ozellıgımızle ovunmeye hakkımız yok.Dilimiz, ırkımız iradelerimizin sıfır oldugu ozelliklerimizdendir.
Bunlarla övünmek korkarım bize bunu layık gorenenin öfkesine neden olacaktır.Beser olmanın temel özelliği secme hakkıdır, dıger canılardan ayrılan tek ozelliğimizdir belki bu.İnsan herseyi secebilir, itaati-itaatsizliği, serri-hayrı, alcalmayı-yükselmeyi, oysa ırkı konusunda insan O'ndan gelene razı olmalıdır, sorgu hakkı yoktur bunda.Ve O'na gore insanın ustunlugu ne dıl ne ırk ne de suretledir, ustunluk takvadadır.Ustun olan iyiliği emredip kotulukten aıkoyandır.Baskaları icin sahsi zevklerinden odun verendedir ustunluk.
Emek vermeden sahip oldugu ozelike ovunenler, insan olmanın hakkını verememis zavallılardır ancak.Baskalarının yurekerine ates dusurup bu rezilce davranısın arkasına bir toplulugun hakkını savunma bahanesi de onların vicdan rahatlatma yollarındandır.
Utanıyorum ve icim acıyor....
Neden bu kadar sessiz kaldık, birileri cıkıp bizim icin yaptıgını soyledı bu cirkinligi,neden itiraz etmedik?Ya da ettık de benimkiler gibi sesiz cigliklar miydi onlar ?
Tum haklarımdan vazgecıyorum, dil kavgaları bitecekse lal olmayı kabul ediyorum.Hal dili ile anlatabilirim her derdimi.Etnik grubum da varsın olmasın, yeter ki insan olma meziyetimi koruyabileyim.Ve kimse adıma kararlar almasın! Derdim yok benim kimseyle...
Ozur diliyorum canı yanan herkesten ve biliyorum benliği korumak ugruna da olsa bir can yakmaya bile degmezdi...
PASS, sana sesleniyorum kalemin guclu senin, sen anlatabilirsin belki benim anlatamadigimi. Bloglarda yazanlar iki sair da bu konuda yazin.Belki birinizin kalemi sihirli cumleyi yazacak ve bitecek bu anlamsiz dovus...