
İlk dersimizde şaşırdı öğrencilerim biraz, anadolu lisesine gelmişlerdi ve öğretmenlerle ilgili birçok kaygıları vardı.İçimden hallerine gülerek yıl boyunca yapmak istedikelrirmi anlattım onlara, beklentilerimi, benim için ne ifade ettiklerini, birlikte neleri farklı kılabileceğimizi.Sonra tahtada hafatlık ingilizce dersi saysından yola çıkarak sene boyunca kaç ders göreceğimizi hesapladık.Bu derslerin bizi hangi düzeye kadar cıkarabileceğini konuştuk, hepsi heyecanlanmıştı.Biz yüz katlı binanın yüzüncü katına kadar çıkmayı hedeflemiştik ilk günden.
Zaman geçti hedeflermizden saptığımız anlar oldu, benim onlara onların bana gönül koyduğu zamanlar da oldu.Hatta benim umudumu yitirdiğim, kendimi sorguladığım dakikalar da olmadı değil.Ama rehberlik derslerinde yazılan küçük notlar umut ışığı oldu bana hep ve anladım ki onlar yaşlarının gereğini yapıyordu belki de...
Şimdi tüm koşuşturmaca, nasihatler, çözüm arayışları sona ermişken fark ediyorum ki sene boyunca dert ettiğim hiçbirşey aklımda yer etmemiş.
Cemre'nin dalıp dalıp gitmeleri yerine aklımda ''Hocam, iyilik hep kazanır di mi?'' deyişi kalmış.Ecem'in inat edercesine uyarılarım karşısından camdan dışarıyı seyredişi yerine sınıfı kahkaya boğan espirileri ve Orkun'a dönüp ''Orkun sen herşeyin en iyisini bilirisn'' deyişleri kalmış.Bilgi yarışmasındaki hüsranımızdan çok basketbol turnavasındaki birinciliğimiz kalmış bende.Öğretmenler gününde elden ele dolaşıp en son bana ulaşan pembe peluş kaplı defterdeki içten satrılar kalmış, kırgınlıklar yerine.Okula gelmediği gün telefonum karşısında şaşkınlıktan zor konuşan öğrenci sesleri kalmış ''Hocam siz misiniz?Beni hiçbir öğretmenim aramamıştı, çok mutlu oldum''. Düzenlediğimiz kampanyalardaki katılımın heyecanı kalmış bende.Her sabah okul bahçesinde gördüğüm gülen yüzler, yanağıma konduruluan öpücükler kalmış bende.
Zaman zaman sımsıkı sarılıp içime almak istediğim duyarlılıklarıyla beni şaşırtan melek yüzlüler kalmış yüreğimde.''Hocam, şu arkadaşımızla bir görüşseniz çok değişti bu aralar'' diyen umut ışıkları, öğle yemekelrinde yaptığımız özel görüşmelerdeki yakınlık kalmış bende.
Okulun son günü dokuzuncu sınıflar arasından okul ikincisi olan Merve'nin ve okul üçüncüsü olan Nevriye'nin yüzlerindeki sevinç kalmış bende.Bir de sınıftakilerin ''Hocam bakın sene boyunca yapamadığımızı yaptık, son günde yüzünüzü güldürüdk'' deyişlerinin yüzümde oluşturduğu tebessüm kalmış bana.(İtiraf ediyorum birinci dönem sonrası yapılan toplantıda sadece ingilizce dersindeki başarı ortalamasında birinci sıradaydık onun dışında beden eğitimi dahil sonunculuğu hiçbir şubeye kaptırmadık).
Sizi seviyorum.Ve biliyorum bunun boyutunu anlayamayacaksınız çoğunuz.Belki anlam veremeyeceksiniz bir kalbin 31'e nasıl bölünebildiğine ve tatil günlerinin bitmesini iple neden çeker bir insan, siz hiç bilemeyeceksiniz...
Nefes aldırıldığım sürece umut ışıklarım olur umarım(O'ndan umuyorum) hep hayatımda ve ben hakkını sonuna kadar verenlerden olurum dilerim bunun.