Thursday, July 16, 2009

Zeynep :)

Son Pazarım. Misafir ağırlamak için iyi bir fırsat. Randevuyu ilk isteyene veriyorum. Yıl içinde beni evde bulana aşk olsun. Gelecek misafiri memnun etmeliyim. Hatta hazırlayacağım ikramların içine bağımlılık yapan iksir koymalıyım. Sık sık gelmeliler bu eve. İsveç diyeti sonrası kalori hesapları yapıyorum. Üç yufkadan tava böreği, yağsız sütlü tatlı ve koca bir kase salata. Günün menüsü tamam, ( Tava böreği tarifini yazarım size fırsat bulunca).





İşte kapı çaldı. Üç kişi var kapının önünde ama nedense beni sadece biri ilgilendiriyor. Hemen kucaklıyorum, diğerleri dönse de olur :). Ama diyemiyorum ki onlara bunu, nazik bir ev sahibiyim ben. Zeynep'le beraber diğer konuklarımı da alıyorum içeri. Zeynep'i tanıdığınızı sanıyorsunuz siz şimdi ama bu sizin bildiğiniz küçük cadı değil. Haklısınız kafanız karıştı, Zeynep'ler sardı etrafımı, hepsinden söz ederken açıklama yapmak zorunda kalıyorum.
Bu Zeynep Murat Papak Zeynep, babasının kopyası minik bir kız (olmaz böyle şey-ama oldu işte ). Bu şirine sadece birkaç aydır aramızda. Ama dünyanın hakikatleri ile ilgili bilgileri abi ve ablalarına taş çıkartır. Doğduktan bir ay sonra annesine her yerde eşlik etmeye başladı o. Kaç semineri, kaç toplantıyı baştan sona pür dikkat dinledi. Neler biriktirdi minicik yüreğine. Bizim anlamakta güçlük çektiğimiz hangi sır fısıldandı onun kulağına? Uyku saatlerini araba koltuğu, toplantı masası ve ana kucağında geçirmeye kaç bebek gönüllü olur? Sadece kulağına sır fısıldanan bebekler yapabilir bunu.


Zeynep, bana misafir olduğunda sehpa ortadan kaldırılır. Salonun tam ortasına en konforlu yorgan açılır. Ve Zeynep oraya yatırılır :). Sıcaklarda hanım böyle rahat ediyor.



Dünyanın en zor işlerinden biri bence bebek fotoğrafı çekmek. Gerçeği yansıtsın diye kaç poz çektim ama başaramadım. Fotoğraflar şirinliğine gölge düşürdü hep.


Canım,
Kulağına fısıldanan sırla örgüle tüm yaşantını. Gönlün hep aydın olsun. Elin mahsun olanlara uzansın. Burada olana değil, seninle ötelere gelebilecek olana meyl etsin gönlün. O'nun hoşnut olduklarından ol hep.

6 comments:

bahar gelsin said...

bebekler birer mucize yenilenmenin ümidin en iyi yolu tabi 24 saat bakan kişi için zor ama sevgileri veriliyor rızıkları zaten garanti en aciz en nazik mahluk en iyi rızkı o yer bize rızık vasıtalarının acz ve zaafa göre verildiğini hatırlatırlar

ebru said...

canımm kızım benim.
teşekkürler genç yazar.zeynebi burda görmek çok hoş oldu bizim için.

pembedeniz said...

bahar gelsin;
Uzaktan sevmekle sorumluluğunu almak aynı şey değil tabi. Ama onun da lezzeti ayrıdır bence :)

pembedeniz said...

ebru;
Geldiğiniz için ben teşekkür ederim. Bu arada ben yazar falan değilim. Bu sadece bir günlük. Bana beni anlatan satırlar bunlar. Yazarken kendime yazıyorum aslında. Bu yazıları gittiğim kurtakilere okutsam, halimi düşünmek bile istemem :)

Anonymous said...

canım kızım seni çok seviyorum..

Anonymous said...

vay be zeynep doğmuşş... bu zaman da çocuk yetiştirmek çok zorr allah kolaylık versinn hele bu kızsa işin daha zorr dışarısı tehlikelerle ve tehlikeli insanlarla dolu