Thursday, January 04, 2007

medet


Ateşin yakıci olma özelliğini yitirdiği anlar vardır.Bıçağın kesme hükmünü yitirdiği anlar olmuştur.Deniz suyunu yol yapmıştır üzerinden geçilmesi istenen yolculara.Masumiyetini ispat etmek için bir kadının, bebek dile gelmiştir.Ay ikiye yarılmıştır yeryüzünden uzatılan bir parmak işaretiyle.An içine saklanmıştır şimdiye kadar yapılan en uzun yolculuk ve o anda görülmüştür tüm sırlar bir arada.Dilendiğinde hüküm yitirmeye makumdur tüm hüküm yüklenilenler...

Hükümsüzüm;

Sözcüklerim hükmünü yitirdi, ne söylesem faydasız, çıkan her sözcük karşımdakine çarpıp bana dönmeye mahkum, bende kalmaya yazgılı.

Gözyaşlarım hükümsüz, ıslattıkları sadece benim yanaklarım, acıyan gözler sadece benimkiler...

Çağrılarım hükümsüz, duyan onları sadece benim kulaklarım,çağrı karşısında hiçbirşey yapamama acısı da sadece bende.

Su benim elimde yitirdi hükmünü, alevlerimi söndürmede hükümsüz su.Yürek, cayır cayır. Su etkisiz ve sessiz.

Ben hükümsüzüm, yangınım hükümlü sadece her zerremde.Yanmakta olanın yok bir nihayeti,dayan, dayan, dayan...

Kalan bana beklemek ateşin emir altına girip hükmünü yitirmesini.Bir gün bir emir de ötelerden benim için gelse ateşe, ateş serin ve selametli olsa bana da...Bende hükmünü yitirenler hüküm bulsa, hükmü olanlar yitirse hükmünü.

1 comment:

ebru said...

bayram tatili özüne döndürmüş seni.
aman anonim görmesin!