Thursday, November 02, 2006

Baslik bulamadim...



Cok seviyorum gene bu hafta da Bulutsuzluk Ozlemi'nin sarkisini.Mezunuyiet toreni aklima geliyor, mezuniyet sarkimiz ne guzelmis bizim ya.Hayata dair mesajlarla dolu iste icerigi,''Hicbir kere hayat bayram olmadi ya da her nefes alisimiz bayramdi.Aldim elime sazimi''.
Cici bir ogrenciydim ben, ve ne cok ozluyorum o zamanlardaki kanatsiz melek olmaya farkinda olmadan soyunmus kizi.
Simdi cikip gelse bir buket cicek de bana alsa o, hayata sek pembe bir bakis atsa benim yerime.Olumsuzluklari hic bilmiyor olsa yillar sonra gene.Yani su katilmamis saflardan olmayi surdurebilse...
Ama sarki da diyor ya ''Sozlerimi geri alamam,yazdigimi yeniden yazamam.BIR UMUTTUR YASATAN INSANI, aldim elime sazimi''.
Simdi kalintilariyim ben o donemlerdeki sek pembenin.Hala pembelerde direniyorum ama bazen o pembeye cok degisik renkler eslik ediyor, saf pembe degil simdiki pembe...
Pelus oyuncaklar aliyorum odullendirmek icin simdi kendimi, cicek demetleriyle arami acanlar oldu zaman icerisinde.Hala seviyorum cicekleri ama onlarin anlamlarini oyle cok degistirdi ki birileri .Odul diye alamaz oldum buket buket cicekleri artik kendime.Ve etrafima da artik cicek dagitmak yerine, pembe post it ler ve onlarin uzerine kalemimin ve yuregimin yazdirdiklarini birakiyorum ...
Son aldigim ayicik Safiye'nin deyimiyle moron bakisliymis :( .Pembe kalemle gulen yuz yaptim ona ama gene de ustundeki huzun dolu ifade gitmedi.Farkinda olmadan huznu cok sevmisim ben, aldigim her seyde huzun ifadesi var.Yazilarimda kullandigim resimlerde bile.
Ilk kez kendime canli arkadas aldim.Iki adet japon baligi, Toska ve Sukufe.Zavalli baliklar eve ugrama firsati buldugumda odleri kopuyor, oyle alismislar ki koca evde tek baslarına yasamaya.Fanusa yaklasiyorum sevmek icin onlari, sesim onlari urkutuyor.Eeee olacagi buydu zaten onlar ev sahibi ben misafir oldum su evde.
Universite yillari, bu ara sarkiyi cok dinledigimden galiba, ozlemim hat safada o donemlere.Aslinda iyi de oldu neydim ben ya, valla ben oldugum icin soylemiyorum ama ben cok cici biseydim ya o zamanlar.Simdi kalinti malinti olsam da o donemlerden kalan, ben gene benim degil miyim?
Ebru'ya ragmen sirinliklerimden az sey yitirdim ben ya.Agzimidan hala bal damliyor konusunca.Keske dunku cikolatalarin yarisini Ebru' ya vermeseydim, yaf o ne guzel kremaydi be.Gece ruyama girdi valla...
''bir umuttur yasatan insani, aldim elime sazimi'',hayati,kendimi, Zeynep'i,universitemi ve icinde yasadigim herseyi,Ebru ve manyak deliliklere soyunan grubunu,ogrencilerimi,Pelin'i(coook ozledim ya onu),cikolatayi ve yenebilecek herseyi,kitaplari,cicekleri,cocuklari,manyak sifatini yakistirabilecegim her insani,web sayfami, sarkilari ve yesilli bol olan her yeri seviyorummm.
Ama sevilmeye en layik olani da seviyorum, O'nu seviyorum.
Ve bagisliyorum herkesi, biri haric.Ebru onunla ilgili dileklerimde destegini bekliyorum.
Aaaa Zeynep Hoca'm onu da cok seviyorum.Ogretmenligimde isik olanlardan bana o...
Anneannemi ve Bulgaristan'i unuttum soylemeyi, onlari da cok ama cok seviyorum.Aslinda herkesi de seviyorum ama...

5 comments:

çatlak sesler köyünün kızı said...

Senin o bahsettiğin deli manyaklardan o kadar az kaldık ki yakında neslimiz tükenecek diye korkuyordum. Ama seni tanıdıktan sonra, senin gibi öğretmenlerimiz olduğu sürece bizim neslimizi devam ettirecek yeni deli manyakların varolmaya devam edeceğini biliyorum.
Uzun zamandır yazmaya ara verdiğim için dilerim beni bağışlarsın. Artık yorumlarıma ve kurduğumuz ancak sessizliğe bıraktığımız köyümüzü canlandırmanın zamanı geldi sanırım ki. Biliyorum kış geldi ve bütün börtü böcek evlerine girecek biz artık birşey yapamayız diyeceksin ama yanılıyorsun. Esas o börtüböcek için daha parlak bir bahar hazırlamanın en güzel zamanı bence kış zamanı. Bahar gelip evlerinden çıktıkları zaman gözleri kamaşacak ve doğanın muhteşem sesi bizim çatlak seslerimizi bastıracak.
Yeniden burada olmak, yazmak, coşmak çok güzeeeelllll....
BEN DE SENİ ÇOOOOOOOOOKKKKKKK SEVİYORUUUUUUUMMMMMMMMM...

Yasemin said...

sevcan abla yazın çok güzel olmuş başk ayorum yazamıcam kusura bakma nolur

ebru said...

bugün cumaydı ya sabahtan kalkıp döktürmüşsün gene.
sen bırak herkesi gerçekler bende, ne diyorsam doğru senin hakkında. ayrıca, Allah onun belasını versin,
bi ayrıca daha, yasemin her yazıya yorum yazmak,ve az yazıncada özür dilemek zorunda değilsin, sen sınavlarına bak, biz seni anlayışla karşılarız.

pembedeniz said...

Allah bana herkesi affedebilme gucu versin.Affa en layik olmayanlari bile affedebilmeyi diliyorum ben :(.

Anonymous said...

Kimi, neden affetmek?
Ben çok mu katıyım bilmiyorum ama benim gözyaşıma sebep olan insanları bağışlayamıyorum ben. Yaratılan herşeye karşı sevgim çok fazla belki ama beni incitenleri affetmek çok anlamlı gelmiyor bana.
Hayat bana karşı çok merhametli değil her zaman ben neden merhametli olmalıyım peki?
Döktüğüm göz yaşının bedelini ödeyebilir mi affedilen. Acılarımı dindirebilir mi pişmanlıkları? Sanmıyorum... Affetmiyorum bu nedenle, hatta unutmuyorum yapılanları ki bir daha yaşamayayım diye.
Çünkü sevmek ayrı bağışlamak ayrı bence sevdiğimi de affetmem gerekirse beni bana veremez çünkü....