Monday, August 28, 2006

CIRKIN ORDEK YA DA ...


Anderson'nun cirkin ordek masalini okudugumda icim burkulmustu.Minicik cirkin ordegi ne cok uzmuslerdi.Herkes kendi kriterlerine gore yargiliyordu onu.Ne ordekerin yaninda kalabilmisti ne de siginmak istedigi yaban kazlari kabul etmisti onu.Hatta yasli bir kadinin evine goturuldugunde bile rahat edememisti cirkin ordek,kadinin kedisiyle tavugu dalga gecmislerdi onunla.Dayanamamisti minik ordek,yorulmustu incitici sozlerden.Citlerden atlayip ormanlara gitmisti,kendinden birilerini aramaya.
Yalniz hissediyordu kendini,kendi gibi kimseyi bulamamisti hic.Mevsim degismis,agaclarin yapraklari sararmisti.Bir gun bir kus surusu gecmissti cirkin ordegin onunden.Cirkin ordek birden heyecanlanmisti,kocaman bembeyaz kuslardi bunlar.Bekleyin beni diye seslenmisti onlara ama hicbiri duymamisti onun sesini.Kis cok cetin gecmisti,donmaktan zor kurtulmustu cirkin ordek.Duslerinde hep o beyaz kuslar olmustu onun,onlari gordugu andan itibaren garip bir heyecan vardi icinde...Ve birgun ormanin yakinindaki nehirde o beyaz kuslari gormustu yine,heyecanla yanlarina inip hayran hayran seyretmisti onlari,nehir kenarindaki iki cocuk da hayran hayran onu seyretmisti :).Sonra cirkin ordek suya bakip ondaki aksini gormustu ,dusunu kurdugu o beyaz kuslardan biri oldugunu fark etmisti...

Cirkin ordek olabiliriz hepimiz zaman zaman, baskalarinin degerleriyle degerlendirirsek kendimizi... Herkes kendini gorudugu gibi gorur karsisindakini ve ortusmuyorsa onunla,ondaki herseyin yanlis olduguna hukum verilir hemen.Yaban kazlari gibi ucamiyordu cirkin ordek,bu onlarin gozunde degersiz olmasi icin yeterli bir sebepti.Cirkin ordek kendisine yoneltilen her elestiride biraz daha inciniyor ve kendini aramak yerine,her gordugu canliya uydurmaya calisiyordu kendini.Oysa o ne bir tavuk, ne bildigimiz ordek,ne de yaban kazi olamazdi.Olamadiklari da ondaki zerafet ve guzellik tohumunu goremezlerdi,cunku bu tohumlar sadece cirkin ordege verilmisti.
Ozdeki biz ne ise birgun,mevsimi geldiginde ve de ozumuzu gogeleyen golgeler uzerimizden gittiginde mutlaka karsimiza cikacaktir.Kim ne derse desin ozumuzdeki bir kug ise,mevsim geldi mi hic sansimiz yok,kug olmayi gerektiren tum ozelliklerimiz ortaya cikacaktir.Hatta biz bunu fark etmeden once belki etrafimizdakiler isigimizi algilayacak.Belki bir nehir cikacak karsimiza onda ozdeki bizi gorecegiz, hayaran hayarn seyre dalacagiz,ondaki zarif aksimizi...

4 comments:

Yasemin said...

sevcanla yazın çok gzl ve anlamlı olmuş gerçektende bir süre sonra özümüzü bizde görücez.kimimiz gülücez kendimizie kimmiz ağlayıp kimiiz sevinicez nese ya yazın çok gzl olmuş.bence sen bu siteyi yapmakla çok iyi yaptın.Tüm yazdığın yazılarda örnek alşıncak bişiler var ve biz bunları örnek alıp sana çekmeye çalıştımız için çok mutluyum gerçi ne kadar uraşsada senin gibi bi karaktere sahip olamayız

Anonymous said...

Çirkin ördek haaa... siz hiç doğada bulunan çirkin birşey gördünüz mü? Yılan denildiğini duyuyor gibiyim; peki o zaman neden kadınlar yılan derisinin desenine sahip elbiseleri giymekten hoşlanırlar. Çığ? Çığ gibi büyümeyi kim istemez hayatta. Ve daha sayılabilecek katilyonlarca örnek var. Doğada Yüce Yaratan'ın yarattığı hiçbir şey çirkin değildir, hepsinde mutlaka bir güzellik vardır yeter ki görmesini ve göstermesini bilelim.
Bu masal beni biraz çocukluğuma götürdü. Ankara'daki Kuğulu Park'ı bilen var mıdır içinizde bilemem. Çocukluğumda gitmekten en çok zevk aldığım yer orasıydı. Orada kuğular ve ördekler arasında çok ciddi bir paylaşımcılık vardır. Çocuklar havuza simit atarken kuğular geride durur ördekler önde. Çocukların attıkları ördeklerindir, büyüklerin attığı simit parçaları da kuğuların. Böylesi bir doğa kuralını biz büyüklerin dünyasına yansıtabiliyor muyuz dersiniz. Bizler hayatımızın iyi kötü anlarını ne kadar paylaşıyoruz dersiniz; yoksa herşey menfaat kurbanı mı? Karşılığını beklemeden kim ne kadar sunuyor sevgisini etrafına? Bu insanlardan var mı bizim büyüklerin dünyasında. Evet var. Ben bir tanesini tanıyorum. Benim sevgili arkadaşım, gülen gözlüm, Sevgili Sevcan. Gerçek zamanlı düşündüğümüzde seni tanıyalı belki çok az bir zaman oldu ama gönül zamanında epey bir yaşlandık bea. İyi ki varsın iyi ki seni tanıdım.
Daha çoookkkk masallar yazalım inşallah...

pembedeniz said...

Aglamak istiyorum ya...Guc aliyorum senden ve tum senin gibi dusunenlerden.Sevginin hakim oldugu ve her okuyani o dunyanin icine surukleyen masallar yazalim.Cekim alanimiza girsin herkes ve kimse cikamasin o sevgi yumagindan.Tesaduf diye birsey yoktur,bir bildigi vardi O'nun kesistirirken yollarimizi,,,Sevgi ile...

zaura said...

harika.bak ben bile artık yazılarını takip ediyorum